Dijital Dönüşüm Çağı; 'Endüstri 4.0 Etkileri'




Bilgi ve iletişim teknolojilerinin ülkelerin rekabet gücüne olan etkisini son dönemde çok net görüyoruz. Bilgi ve iletişim teknolojileri sektörünün gelişmesi Türkiye’nin büyüme hedefinin gerçekleştirilmesini de mümkün kılacak. Çünkü BİTS, gerek şirketlere sağladığı verimlilik artışı, gerekse, katma değer üretme konusundaki kaldıraç etkisi ile sürdürülebilir büyümeyi sağlayacak özelliklere sahip. Günümüzün hızla büyüyen ülkelerine baktığımızda hepsinde bilgi ve iletişim teknolojileri sektörünün lokomotif olduğunu görüyoruz. Finanstan turizme, lojistikten sağlığa çok sayıda sektör üzerinde BİTS’in önemli bir kaldıraç etkisi mevcut. Son 10-20 yılda dünyada fark yaratan ülkelerin başarı hikayelerinde BİTS’in rolü açıkça görülebiliyor. BITS’e yapılan 1 birimlik yatırım 1.6 birimlik bir çarpan etkisi ile ekonomik büyümeye katkı sağlıyor. Yani katma değeri yüksek, teknolojik ihracata dayalı bir büyüme modeli Türkiye için çok önemli...

Türkiye’nin hedefi, rekabet gücü yüksek ekonomiler arasında yer almak ise dünyadaki dijitalleşme ve sanayi 4.0 çalışmalarını takip etmek ve gerçekleştirmek zorundayız. Dijital dönüşüm ile hem rekabet gücümüzü artırabiliriz hem de katma değeri yüksek sanayi ile dünya üretim değer zincirinden çok daha fazla pay alan bir Türk sanayisi kurabiliriz.


Dijitalleşmeyle birlikte boyut değiştiren iş modelleri doğal olarak rekabetin de doğasını değiştirdi. Peki dijital dönüşümün iş dünyasına olumlu ve olumsuz etkileri neler oldu?


Sanayinin, şirketlerimizin dijitalleşme yolunda adım atabilmeleri için dijital stratejiye sahip olmaları çok önemli. Dijital değişim teknoloji birimlerinin liderliğinden çok üst düzey yöneticiler tarafından benimsenmeli ve yönetilmeli. Ancak, Türkiye’de dijital değişim henüz bütün bir resim olarak ele alınmıyor. Bazen birbirinden bağımsız olarak geliştirilen ve yönetilen inisiyatifler çerçevesinde yürütülüyor. Finans ve Telekomünikasyon sektörleri dijitalleşme konusunda hem öncüler hem de yatırımlarının önemli bir bölümünü dijitalleşmeye ayırıyorlar.

Dijital değişim şirketlerin; yeni ve hızla gelişen teknolojinin olanaklarını kullanarak stratejilerini, operasyonlarını ve insan kaynaklarını çığır açacak şekilde yeniden düşünmelerini gerektiriyor. Dijitalleşme; bir şirketin iş yapış süreçlerinde hemen her şeyi değiştiriyor ve birçok alanda büyük kazanımlar sağlıyor. Bu avantajlar şirket performansının iyileştirilmesi ve şirket hedeflerine ulaşılmasında, en önemlisi de rekabet gücünün artırılmasında kritik rol oynuyor. Tüm bu gelişmeler sanayiyi de yeni bir evreye taşıyor.


'Endüstri 4.0' çağına girilmesiyle birlikte tüm dünyada şirketlerin dijital dönüşüm seferberliğine başlaması, CDO (Dijital Dönüşüm Lideri) pozisyonlarının giderek ilgi görmesini de sağladı. CDO pozisyonunda Türkiye'de şu an yaklaşık 70 kişi bulunurken dünyada yıl sonu hedefi ise 2 bin 500 kişiye ulaşmak.'

CDO; İngilizce açılımıyla Chief Digital Officer ya da Türkçe ifadesiyle Dijital Dönüşüm Lideri. Sanayi ve bilişim teknolojisinin entegre edildiği 'Sanayi 4.0' çağıyla birlikte etkinliğini tüm dünyada hızla artıran bu yeni yönetici profili, Türkiye'deki şirketlerinde yönetici ağına dahil olmaya başladı. Şirketlerdeki dijital dönüşümün başkanları olan CDO'lar, dijital stratejilerinin oluşturulmasından ve uygulanmasına kadar tüm dijital aktivitelerden sorumlu oluyor. 2014 yılında Türkiye'de CDO oluşumunun kurulmasına öncülük eden Bülent Kutlu, CDO'ların süreç yönetimi, satış, pazarlama ve bilişim teknolojileri alanlarının hepsinde deneyim kazanmış, yönetim kurulu ya da genel müdürlere bağlı çalışan genel müdür yardımcısı seviyesindeki üst düzey yöneticiler olduğunu belirtiyor.

DÜNYADA YIL SONU HEDEFİ 2 BİN 500 KİŞİ Söz konusu kavramın 2003 yılında ortaya çıktığını belirten Kutlu, bilişim teknolojisini merkezine alarak yoluna devam eden şirketlerin özellikle son beş yılda tüm dünyada kurumsal operasyon odaklı sistemlerden müşteri odaklı sistemlere geçiş yapmaya başlamasıyla CDO'ların daha da önemli bir pozisyona geldiğine dikkat çekti. Kutlu, “Bu durum CDO atamalarında da önemli bir artış sağladı. Şuan hali hazırda dünyada 2 bin üzerinde CDO olarak atanmış yönetici var. 2016 yılı sonunda bu sayının 2 bin 500'e ulaşması bekleniyor” diye konuştu.

Şirketler dönüşüyor

Özellikle dünya çapında şirketlerin önem verdiği CDO yöneticilerinin her geçen gün arttığını dile getiren Kutlu, bunlara örnek olarak da McDonald's, Starbucks, Citi Group, IBM, SAP, Renault gibi küresel markaları gösterdi. Türkiye'de de direk veya dolaylı CDO atamasını yapmış kurumlar olduğundan bahseden Bülent Kutlu, “Ülkemizde 2014 yılında sadece birkaç kişi olan CDO sayısı şimdilerde 70li sayılara ulaşmış durumda. Bazı şirketlerimiz CDO ataması yaparken bazıları ise CDO'ya karşılık gelen atamalar yapıyorlar” ifadelerini kullandı.

#dijitalleşme

3 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör
 

Abonelik Formu

+90 543 692 51 81

  • Facebook
  • Instagram
  • Twitter

©2020, dijimatic Dijital Marka ve Ticaret Yönetimi